KONFEDERASYON HABERLERİ

4688 Sayılı Kanun Kapsamında Yargı Kararları Sempozyumu Tamamlandı
Memur-Sen ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Kapsamında Yargı Kararları ve Hukuki Tartışmalar Sempozyumu” gerçekleştirilen oturumlar ve kapanış konuşmalarının ardından tamamlandı.
Sempozyumun ikinci gününde dördüncü oturum, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Bayındır Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu’nun moderatörlüğünde yapıldı. “Toplu sözleşme uyuşmazlıkları ve çözüm yolları” başlığı altında düzenlenen oturumda, AYBÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Canan Erdoğan, uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezgi Öktem Songu, yargı kararları ışığında iş bırakma eylemleri ve grev hakkını ele aldı. Memur-Sen Hukuk Müşaviri Ahmet Günenç ise toplu sözleşmenin bağlanmasından uygulanmasına kadar geçen süreçte yapısal dönüşüm ihtiyacına dikkat çekti.
Sempozyumun beşinci ve son oturumu, Anayasa Mahkemesi Üyesi Doç. Dr. Recai Akyel’in başkanlığında gerçekleştirildi. “Sendikal haklar ve güvenceler, sendikal örgütlenme özgürlüğü” başlığıyla düzenlenen oturumda, AYBÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Esra Özen, ILO normları çerçevesinde kamu görevlilerinin grev hakkı ve sınırlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Canan Ünal Adınır, sendika temsilcilerinin güvencelerini ele aldı. Anayasa Mahkemesi Raportörü Gülsüm Gizem Gürsoy ise Anayasa Mahkemesi kararları kapsamında sendikal güvencelere ilişkin sunumunu gerçekleştirdi.
Ali Yalçın: Grevsiz pazarlık toplu sözleşmenin ruhuyla bağdaşmaz
Sempozyumun kapanış bölümünde konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, iki gün boyunca yapılan tartışmaların, 4688 sayılı Kanun’un uygulanmasında karşılaşılan sorunlarını görünür kıldığını belirterek, özellikle grev hakkı, uyuşmazlık, çözüm mekanizmaları ve toplu sözleşme sisteminin işleyişine ilişkin önemli tespitlerin ortaya konulduğunu ifade etti.
Yalçın, grev hakkı olmadan yürütülen bir toplu pazarlık sisteminin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, “Grevsiz toplu pazarlık, toplu sözleşme değildir” değerlendirmesinde bulundu. Grev hakkının kapsamı ve sınırlarının tartışılarak belirlenebileceğini kaydeden Ali Yalçın, bu başlığın ertelenmeden ele alınması gereken temel konulardan biri olduğunu söyledi.
Uyuşmazlık süreçlerinde sendika tarafının dışarıda bırakılmasına da dikkat çeken Genel Başkan Yalçın, kamu tarafının baskın konumunun sürdüğünü, buna karşılık sendikaların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini dile getirdi. Sözlerinin devamında işçi sendikacılığıyla kamu görevlileri sendikacılığı arasındaki farklara işaret eden Ali Yalçın, kamu görevlileri açısından benzer bir tartışma zemininin dahi oluşmadığının da altını çizdi.
“Sendikalar açılan davalara müdahil olmalı”
Toplu sözleşmenin hukuki statüsüne ilişkin yaşanan belirsizliklerin geri adım atılmaması gereken bir alan olduğunun altını çizen Yalçın, Maliye Bakanlığı’nın tek taraflı genelgelerle toplu sözleşme hükümlerini etkisizleştirmesinin, sistemin ruhuna aykırı olduğunu söyledi ve toplu sözleşmeye taraf olan sendikanın, açılan davalara müdahil olamamasını eleştirdi.
Hakem Kurulu’nun yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ali Yalçın, toplu sözleşme masasında dolaylı olarak süreci yöneten aktörlerin, hakem mekanizmasında da yer almasının ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
Sempozyumda yapılan sunumların, Memur-Sen’in daha önce hazırladığı 4688 sayılı Kanun taslağının yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Genel Başkan Yalçın, bu taslağın akademik katkılarla birlikte olgunlaştırılacağını söyledi.
Köseoğlu: Sempozyum gelişim açısından kritik öneme sahip
Kapanış programında konuşan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu ise sempozyumun ortaya çıkış sürecinin temelinde, sahada yaşanan sorunların akademik yöntemlerle tartışılması fikrinin bulunduğunu söyledi.
Köseoğlu, 4688 sayılı Kanun’a ilişkin yargı kararlarının yalnızca adli yargı boyutuyla değil, idari yargı ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla birlikte ele alınmasının sempozyuma önemli bir derinlik kazandırdığını belirtti. Bu yıl Anayasa Mahkemesi kararlarının programa dâhil edilmesinin isabetli bir tercih olduğunu vurgulayan Rektör Köseoğlu, sendikal özgürlüklerin gelişimi açısından bu kararların kritik önemde olduğunu ifade etti.
“Bu tür çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz”
Memur-Sen’in akademik tartışmalara açık bir konfederasyon olmasının bu sürecin en güçlü yönlerinden biri olduğunu dile getiren Köseoğlu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi olarak bu tür bilimsel çalışmalara destek vermeye devam edeceklerini söyledi.
Kamu görevlileri sendikacılığına ve toplu sözleşme düzenine ilişkin teorik ve terminolojik altyapının birlikte geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Köseoğlu, iki gün boyunca yoğun ilgiyle oturumları takip eden katılımcıların da bu sürecin asıl paydaşlarından olduğunu ifade ederek katılımcılara teşekkür etti.





